Bel ağrınız ayakta durdukça artıyor, kalçanıza veya bacaklarınıza yayılıyor ve yürürken uyuşma ya da güçsüzlük hissediyorsanız şikâyetleriniz bel kaymasıyla ilişkili olabilir. Bel kayması başlangıçta yalnızca mekanik bel ağrısına neden olabilirken ilerlediğinde sinir köklerini sıkıştırarak günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.
Bel kayması, omurgayı oluşturan kemiklerden birinin altındaki omura göre öne veya daha nadiren arkaya doğru yer değiştirmesidir. Tıbbi adı spondilolistezis olan bu durum çocukluk ve gençlik döneminde yapısal nedenlerle gelişebileceği gibi ileri yaşlarda disklerin ve omurga eklemlerinin yıpranması sonucunda da ortaya çıkabilir.
Röntgen veya MR görüntüsünde bel kayması görülmesi her zaman ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Tedavi kararı kaymanın derecesi, omurgada hareketlilik bulunup bulunmadığı, sinir basısının şiddeti ve hastanın günlük yaşamındaki kısıtlanma birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Omurga, omur adı verilen kemiklerin üst üste sıralanmasıyla oluşur. Bu kemikler diskler, eklemler ve bağ dokuları tarafından desteklenerek dengeli bir yapı meydana getirir.
Omurlardan biri çeşitli nedenlerle normal hizasından ayrılarak altındaki omura göre öne doğru yer değiştirdiğinde bel kayması oluşur. Kayma çoğunlukla bel omurgasının alt seviyelerinde görülür.
En sık etkilenen bölgeler şunlardır:
Kayma omurga kanalını veya sinirlerin geçtiği delikleri daraltabilir. Sinir kökleri baskı altında kaldığında bel ağrısına bacak ağrısı, uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü eşlik edebilir.
Bel kayması bazı kişilerde hiçbir belirti oluşturmayabilir. Kaymanın sinirlere baskı yapması veya omurgada dengesizlik oluşturması durumunda çeşitli yakınmalar ortaya çıkabilir.
Belirtiler kaymanın derecesiyle her zaman aynı oranda olmayabilir. Düşük dereceli bir kayma sinir köküne baskı yapıyorsa ciddi ağrı oluşturabilirken daha ileri bir kayma bazı kişilerde daha hafif yakınmalara neden olabilir.
Bel kaymasına bağlı ağrı yalnızca bel bölgesinde kalmayabilir. Kaymanın sinir köklerini etkilemesi durumunda ağrı sinirin izlediği hat boyunca yayılabilir.
Ağrı şu bölgelerde hissedilebilir:
Bacağa yayılan ağrı keskin, yanıcı veya elektrik çarpmasına benzer şekilde tarif edilebilir. Uyuşma ve karıncalanmanın eşlik etmesi sinir kökü etkilenmesi ihtimalini artırabilir.
Bel kayması tek bir nedene bağlı değildir. Hastanın yaşına, omurga yapısına ve yaşam biçimine göre farklı türlerde gelişebilir.
Bel kayması oluşma nedenine göre farklı gruplara ayrılır.
Disklerin ve omurga eklemlerinin yaşla birlikte yıpranması sonucunda oluşur. Genellikle ileri yaşlarda ve özellikle L4-L5 seviyesinde görülür.
Omurga kanal darlığıyla birlikte bulunabilir ve yürürken bacaklarda ağrı, uyuşma veya güçsüzlük oluşturabilir.
Omurun arka bölümündeki pars interartikülaris adı verilen yapıda stres kırığı oluşması sonucunda gelişir. Genç yaşlarda ve yoğun spor yapan kişilerde görülebilir.
En sık L5-S1 seviyesini etkiler.
Omurganın doğuştan farklı gelişmesi nedeniyle ortaya çıkar. Omurlar arasındaki eklemlerin yapısı kaymayı kolaylaştırabilir.
Trafik kazası, düşme veya şiddetli darbe sonucunda omurun destek yapılarında kırık oluşmasıyla meydana gelebilir.
Tümör, enfeksiyon veya bazı kemik hastalıklarının omurları zayıflatması sonucunda gelişir.
Omurgaya yapılan bazı cerrahi işlemlerden sonra destek yapılarının zayıflaması omurga dengesizliğine neden olabilir.
Bel kaymasının derecesi, üstteki omurun alttaki omur üzerinde ne kadar ilerlediğine göre belirlenir.
Birinci derece bel kayması her zaman hafif bir hastalık anlamına gelmez. Hastanın şikâyetleri ve sinir basısı görüntüdeki kayma oranından daha önemli olabilir.
Birinci derece bel kaymasında omurun yer değiştirmesi sınırlıdır. Belirti oluşturmayan veya hafif ağrı yapan vakalar düzenli takip ve ameliyatsız tedavilerle kontrol altında tutulabilir.
Ancak şu durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme gerekir:
Kaymanın yalnızca derecesine bakılarak hastalığın önemi veya ameliyat gerekliliği belirlenemez.
Bel kayması ve bel fıtığı farklı omurga hastalıklarıdır ancak aynı kişide birlikte görülebilir.
Bel fıtığında omurlar arasındaki disk sinir kanalına doğru taşar. Bel kaymasında ise omurun kendisi altındaki omura göre yer değiştirir.
Her iki hastalıkta da şu belirtiler görülebilir:
Kesin ayrım nörolojik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle yapılır.
Bel kayması omurga kanalının veya sinirlerin çıktığı deliklerin daralmasına neden olabilir. Özellikle yaşa bağlı gelişen dejeneratif bel kaymasında kanal darlığı sık görülebilir.
Kanal daraldığında hastalarda şu belirtiler ortaya çıkabilir:
Bu tablo nörojenik kladikasyon olarak adlandırılır.
Tanı süreci hastanın şikâyetlerinin dinlenmesi ve nörolojik muayene yapılmasıyla başlar.
Hekim şu durumları değerlendirebilir:
Bel kaymasının tanısında ayakta çekilen bel röntgenleri önemli bilgiler sağlayabilir. Röntgende omurların hizası, kaymanın derecesi ve omurga yapısı değerlendirilebilir.
Öne ve arkaya eğilerek çekilen hareketli röntgenler omurlar arasında anormal hareket veya dengesizlik bulunup bulunmadığını gösterebilir.
Yatarak çekilen görüntülerde kayma daha az görünebileceği için bazı hastalarda ayakta röntgen tercih edilebilir.
MR; diskleri, sinir köklerini, omurga kanalını ve çevredeki yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösterir.
MR şu durumları değerlendirmek amacıyla istenebilir:
MR görüntüsü tek başına ameliyat kararı vermek için yeterli değildir. Hastanın şikâyetleri, muayenesi ve ayakta çekilen röntgenleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bel kaymasının tedavisi kişiye özel planlanır. Her hastada kaymış omuru ameliyatla yerine getirmek gerekmez.
Tedavi planında şu faktörler dikkate alınır:
Acil nörolojik bulgu yoksa tedavi genellikle ameliyatsız yöntemlerle başlar.
Hafif ve ilerlemeyen bel kaymalarında şikâyetler ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Bu tedaviler kaymış omuru tamamen eski yerine getirmese de ağrının azalmasına ve omurganın desteklenmesine yardımcı olabilir.
Uzun süre yatmak kasların zayıflamasına neden olabilir. Hastanın ağrısını artırmayan ölçüde hareketliliğini koruması önemlidir.
Fizik tedavi, omurgayı destekleyen kasların güçlendirilmesine ve günlük hareketlerin daha güvenli yapılmasına yardımcı olabilir.
Program kapsamında şu çalışmalar uygulanabilir:
Egzersiz programı hastanın kayma türüne ve sinir basısına göre hazırlanmalıdır. Belin aşırı geriye doğru zorlandığı hareketler bazı hastalarda şikâyetleri artırabilir.
Egzersiz kaymış omuru anatomik olarak tamamen eski yerine getirmez. Ancak omurgayı destekleyen kasları güçlendirerek ağrının azalmasına ve omurga dengesinin korunmasına yardımcı olabilir.
Kontrolsüz egzersizlerden kaçınılmalıdır. Özellikle şu hareketler bazı hastalarda uygun olmayabilir:
Yeni başlayan uyuşma veya kas güçsüzlüğünde egzersize devam edilmeden doktora başvurulmalıdır.
Korse bazı hastalarda kısa süreli olarak ağrının kontrolüne ve hareketlerin sınırlandırılmasına yardımcı olabilir. Özellikle stres kırığı bulunan genç hastalarda hekim önerisiyle kullanılabilir.
Uzun süreli ve kontrolsüz korse kullanımı kasların zayıflamasına neden olabilir. Korse türü ve kullanım süresi kişiye özel belirlenmelidir.
Bel kayması ameliyatı her hasta için gerekli değildir. Ameliyatın amacı sinir baskısını kaldırmak ve gerekli durumlarda omurgadaki dengesizliği sabitlemektir.
Cerrahi karar yalnızca kaymanın derecesine göre değil, hastanın nörolojik durumu ve yaşam kalitesine göre verilmelidir.
Aşağıdaki belirtiler geliştiğinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Bu belirtiler ciddi sinir basısı veya farklı bir omurga hastalığına işaret edebilir.
Ameliyatın şekli kaymanın türüne, sinir basısına ve omurga dengesizliğine göre belirlenir.
Cerrahide temel olarak iki işlem uygulanabilir:
Omurga kanalını veya sinir çıkışlarını daraltan kemik ve bağ dokuları temizlenerek sinir köklerine daha fazla alan sağlanır. Bu işleme dekompresyon adı verilir.
Omurlar arasında anormal hareket veya belirgin kayma varsa vidalar ve çubuklar kullanılarak omurga sabitlenebilir. Omurlar arasına kemik veya kafes yerleştirilerek kaynama sağlanması hedeflenebilir.
Bu işlem füzyon veya omurga sabitleme ameliyatı olarak adlandırılır.
Her bel kayması hastasında vida kullanılması gerekmez. Vida gerekliliği omurganın dengesi ve yapılacak sinir rahatlatma işleminin kapsamına göre belirlenir.
Vida kullanılması şu durumlarda değerlendirilebilir:
Cerrahi plan her hasta için ayrı hazırlanmalıdır.
İyileşme süresi ameliyatın kapsamına, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir.
Ameliyat sonrasında hastalar genellikle kontrollü biçimde yürütülür. Sinirlerin uzun süre baskı altında kaldığı durumlarda uyuşma ve kas güçsüzlüğünün düzelmesi ağrıya göre daha uzun sürebilir.
İyileşme döneminde şu noktalara dikkat edilmelidir:
Masa başı işe ve ağır fiziksel işe dönüş süreleri birbirinden farklıdır.
Bel kaymasının ilerleme ihtimali kaymanın türüne, hastanın yaşına ve omurgadaki hareketliliğe göre değişebilir.
Çocuklarda ve ergenlerde büyüme dönemi boyunca yüksek dereceli kaymalar ilerleyebilir. Yetişkinlerde dejeneratif kayma disk ve eklem yıpranmasıyla zaman içinde artabilir.
Takip sırasında şu durumlar değerlendirilir:
Bel kayması bulunan herkes felç olmaz. Ancak ciddi sinir basısı uzun süre devam ederse kalıcı kas güçsüzlüğü veya duyu kaybı gelişebilir.
İleri vakalarda alt omurga sinirlerinin yoğun şekilde sıkışması idrar ve bağırsak kontrolünü etkileyen kauda ekuina sendromuna neden olabilir. Bu durum acil tedavi gerektirir.
İlerleyici güç kaybı bulunan hastaların değerlendirmeyi ertelememesi önemlidir.
Bel kaymasını tamamen ortadan kaldıran bir yiyecek, bitkisel ürün veya ev uygulaması bulunmaz. Günlük yaşam düzenlemeleri ağrının azalmasına ve omurganın korunmasına yardımcı olabilir.
Sert bel çektirme ve kontrolsüz manipülasyon gibi işlemler sinir basısı veya omurga dengesizliği bulunan hastalarda risk oluşturabilir.
Tek bir yatış pozisyonu herkes için uygun değildir. Hastanın ağrısını artırmayan ve omurgayı doğal konumda tutan pozisyon tercih edilmelidir.
Yan yatarken dizlerin arasına yastık yerleştirmek kalça ve bel bölgesindeki dönmeyi azaltabilir. Sırtüstü yatarken dizlerin altına destek koymak bel kaslarının gevşemesine yardımcı olabilir.
Yüzüstü yatmak bel çukurunu artırabileceği için bazı hastalarda ağrıyı şiddetlendirebilir.
Bel ağrısı bacağa yayılıyor, yürümeyi kısıtlıyor veya uyuşma ve kas güçsüzlüğü oluşturuyorsa Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurulabilir.
Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı nörolojik muayene yaparak sinir basısını ve omurganın dengesini değerlendirir. Gerekli durumlarda ayakta röntgen, hareketli röntgen, MR veya tomografi planlanabilir.
Ameliyatsız tedavi sürecinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Algoloji bölümleriyle birlikte multidisipliner yaklaşım uygulanabilir.
Bel kayması, omurlardan birinin altındaki omura göre yer değiştirmesi sonucunda ortaya çıkan bir omurga hastalığıdır. Bel ağrısı, bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma, yürüme güçlüğü ve kas kaybına neden olabilir.
Her bel kayması ameliyat gerektirmez. Hafif ve ilerlemeyen vakalarda ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetler kontrol altına alınabilir.
Tedaviye rağmen devam eden şiddetli ağrı, ilerleyici güç kaybı, omurga dengesizliği veya idrar ve bağırsak kontrolünde değişiklik bulunması durumunda cerrahi tedavi değerlendirilebilir. Tedavi kararı yalnızca röntgendeki kayma derecesine göre değil, hastanın nörolojik muayenesi ve günlük yaşamındaki kısıtlanma dikkate alınarak verilmelidir.
Tıbbi bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesin tanı ve kişiye özel tedavi planı için Op. Dr. Seyhan Orak veya uygun bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır.