Çocuğunuzun bir omzunun diğerinden yüksek olduğunu, kürek kemiklerinden birinin daha fazla çıktığını veya öne eğildiğinde sırtının bir tarafında belirgin kabarıklık oluştuğunu fark ettiyseniz skolyoz açısından değerlendirme gerekebilir. Skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmadan ilerlediği için ilk belirtiler genellikle aile, öğretmen veya kıyafetlerin vücuda eşit oturmadığını fark eden kişiler tarafından görülür.
Skolyoz, omurganın karşıdan veya arkadan bakıldığında yana doğru eğrilmesi ve omurların kendi ekseni etrafında dönmesidir. Bu nedenle skolyoz yalnızca iki boyutlu bir eğrilik değil, göğüs kafesini ve vücut dengesini de etkileyebilen üç boyutlu bir omurga deformitesidir.
Her skolyoz hastasının korse kullanması veya ameliyat olması gerekmez. Tedavi; hastanın yaşı, eğriliğin derecesi, büyümenin devam edip etmediği ve eğriliğin ilerleme ihtimaline göre planlanır. Hafif eğrilikler düzenli takip edilebilirken büyüme çağındaki ilerleyici eğriliklerde korse, skolyoza özel egzersizler veya cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Sağlıklı bir omurga arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde görünür. Skolyozda omurga sağa veya sola doğru eğilir ve omurlar kendi ekseni etrafında döner.
Omurların dönmesi nedeniyle:
Röntgende ölçülen omurga eğriliğinin 10 derece veya üzerinde olması skolyoz olarak tanımlanır. Daha düşük açılar omurga asimetrisi olarak değerlendirilebilir.
Skolyoz özellikle çocuk ve ergenlerde çoğunlukla ağrı oluşturmadan ilerler. Bu nedenle vücuttaki şekil değişikliklerinin fark edilmesi önemlidir.
Skolyozda omurganın yana doğru eğilmesine dönme hareketi de eşlik ettiği için özellikle öne eğilme sırasında kaburga çıkıntısı daha belirgin hâle gelebilir.
Çocukluk çağındaki skolyoz çoğunlukla büyümenin hızlandığı dönemlerde fark edilir. Ergenlik döneminde vücut görünümündeki değişiklikler hızlı gelişebilir.
Aileler çocuklarını şu şekilde gözlemleyebilir:
Bu kontrol kesin tanı koydurmaz. Asimetri fark edilmesi durumunda omurga konusunda deneyimli bir hekime başvurulmalıdır.
Öne eğilme testi, skolyoz taramasında kullanılan basit bir fizik muayene yöntemidir. Çocuk ayaklarını birleştirerek öne doğru eğilir ve kollarını serbest bırakır.
Hekim bu sırada:
değerlendirir.
Gövde dönüş açısını ölçmek için skolyometre adı verilen bir cihaz kullanılabilir. Şüpheli bulgu varsa ayakta omurga röntgeni istenebilir.
Skolyozun nedeni hastalığın türüne göre değişir. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki skolyozların önemli bölümünde kesin neden belirlenemez. Bu durum idiyopatik skolyoz olarak adlandırılır.
Ağır çanta taşımak, kötü oturmak veya yanlış yatmak idiyopatik skolyozun kanıtlanmış temel nedeni değildir. Ancak duruş bozuklukları mevcut vücut asimetrisini daha görünür hâle getirebilir.
İdiyopatik skolyozda ailesel yatkınlık bulunabilir. Ailesinde skolyoz bulunan çocuklarda risk daha yüksek olabilir ancak skolyozun doğrudan tek bir genle geçtiği söylenemez.
Bir aile bireyinde skolyoz bulunması diğer çocuklarda mutlaka skolyoz gelişeceği anlamına gelmez. Özellikle büyüme döneminde düzenli gözlem ve gerekli durumlarda muayene yapılması yararlı olabilir.
Kesin nedeni bilinmeyen skolyozdur. Başlangıç yaşına göre farklı gruplara ayrılır:
En sık görülen tür ergenlik dönemi idiyopatik skolyozudur. Çoğunlukla 10 yaşından sonra ve büyümenin hızlandığı dönemde ortaya çıkar.
Omurların anne karnında tam veya dengeli şekilde gelişmemesi sonucunda oluşur. Eğrilik doğumda bulunabilir ancak çocuk büyüdükçe daha belirgin hâle gelebilir.
Doğuştan skolyozda böbrek, kalp veya omurilikle ilgili eşlik eden sorunlar araştırılabilir.
Kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara bağlı gelişir.
Şu hastalıklarla ilişkili olabilir:
Bu skolyoz türünde eğrilik daha hızlı ilerleyebilir ve oturma dengesini etkileyebilir.
Yetişkinlerde disklerin, omurga eklemlerinin ve bağların yaşa bağlı yıpranması sonucunda gelişebilir.
Belirtiler arasında:
bulunabilir.
Omurga eğriliğinin şekline göre skolyoz C veya S tipi olarak tanımlanabilir.
Omurgada tek bir temel eğrilik bulunur. Omurga karşıdan bakıldığında C harfine benzer.
Omurgada birbirini dengelemeye çalışan iki ayrı eğrilik bulunur. Omurga S harfine benzer bir görünüm oluşturabilir.
Eğriliğin yalnızca şekli tedaviyi belirlemez. Derecesi, esnekliği, yeri ve ilerleme ihtimali de değerlendirilmelidir.
Skolyozun derecesi ayakta çekilen omurga röntgeninde Cobb açısı adı verilen ölçümle belirlenir.
Genel olarak:
Bu sınırlar her hasta için kesin tedavi kuralları değildir. Çocuğun kalan büyüme potansiyeli, eğriliğin yeri ve takipteki değişimi önemlidir.
10 derece civarındaki eğrilikler genellikle hafif skolyoz olarak değerlendirilir. Çocuğun büyümesi devam ediyorsa belirli aralıklarla takip gerekebilir.
Hafif skolyozda şu özellikler önemlidir:
Hafif skolyoz her zaman ilerlemez. Ancak büyüme atağı döneminde kontrollerin aksatılmaması önemlidir.
Skolyozun ilerleme ihtimali her hastada aynı değildir. En önemli risk faktörlerinden biri büyümenin devam etmesidir.
İlerleme riskini artırabilecek durumlar şunlardır:
Büyümesini tamamlamış kişilerde hafif eğrilikler sabit kalabilir. Büyük eğrilikler ise yetişkinlik döneminde yavaş şekilde ilerlemeye devam edebilir.
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki idiyopatik skolyoz çoğunlukla belirgin ağrıya neden olmaz. Çocukta şiddetli, gece artan veya dinlenmekle geçmeyen ağrı bulunuyorsa farklı nedenler araştırılmalıdır.
Yetişkin skolyozunda ağrı daha sık görülebilir. Ağrı şu nedenlerle gelişebilir:
Erişkin skolyozunda tedavi çoğunlukla ağrıyı azaltmaya ve günlük fonksiyonları korumaya odaklanır.
Hafif ve orta dereceli skolyoz çoğunlukla solunumu etkilemez. Çok ileri göğüs bölgesi eğrilikleri göğüs kafesinin şeklini ve akciğerlerin genişleyebileceği alanı etkileyebilir.
İleri skolyozda:
görülebilir.
Ciddi eğrilikler akciğerler üzerinde baskı oluşturarak solunumu zorlaştırabilir.
Tanı süreci fizik muayene ve ayakta çekilen omurga röntgeniyle başlar.
Nörolojik belirti, alışılmadık eğrilik şekli veya şiddetli ağrı bulunuyorsa omurilik hastalıklarını araştırmak amacıyla MR istenebilir.
Skolyoz değerlendirmesinde omurganın tamamını gösteren ayakta röntgen çekilebilir. Ayakta görüntüleme, yer çekimi altında omurganın gerçek dengesini değerlendirmeye yardımcı olur.
Röntgende:
değerlendirilebilir.
Çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetini azaltmak için kontrol aralıkları ve görüntüleme teknikleri dikkatli planlanmalıdır.
Her skolyoz hastasında MR gerekli değildir.
MR şu durumlarda istenebilir:
MR ile omurilik tümörü, siringomiyeli, Chiari malformasyonu ve gergin omurilik gibi eşlik eden durumlar araştırılabilir.
Skolyoz tedavisi her hasta için kişiye özel planlanır.
Tedavi kararında şu faktörler dikkate alınır:
Tedavi seçenekleri şunlardır:
Birçok hafif skolyoz hastasında tedavi gerekmez ve düzenli takip yeterli olabilir.
Egzersiz omurgadaki yapısal eğriliği her hastada tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak duruşun geliştirilmesine, kas dengesinin korunmasına, solunum kapasitesinin desteklenmesine ve ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Skolyoza özel egzersizlerin amaçları şunlardır:
Egzersiz programı eğriliğin yönüne ve hastanın özelliklerine göre hazırlanmalıdır. İnternetten rastgele seçilen hareketler her skolyoz hastası için uygun değildir.
Schroth yöntemi, skolyoza özgü üç boyutlu egzersiz yaklaşımıdır. Egzersizler hastanın eğrilik şekline göre düzenlenir.
Yöntemde:
hedeflenir.
Schroth egzersizleri eğriliğin tamamen kaybolacağını garanti etmez. Fizyoterapi programının skolyoz konusunda deneyimli bir uzman tarafından hazırlanması önemlidir. Türkiye’deki aramalarda Schroth yöntemi, korse ve skolyoza özel egzersizler en sık araştırılan konservatif tedavi başlıkları arasındadır.
Korse çoğunlukla büyümesi devam eden ve eğriliğinin ilerleme riski bulunan çocuklarda değerlendirilir.
Korsenin temel amacı:
Korse mevcut yapısal eğriliği her zaman tamamen düzeltmez. Başarı; korsenin türüne, uygun hazırlanmasına, önerilen süre boyunca kullanılmasına ve çocuğun büyüme durumuna bağlıdır.
Korse tedavisi belirli saatlerde veya günün büyük bölümünde uygulanabilir. Kullanım süresi hekim tarafından belirlenmelidir.
Korse kararı yalnızca dereceye bakılarak verilmez. Genel olarak büyümesi devam eden ve orta dereceli, ilerleme riski taşıyan eğriliklerde değerlendirilebilir.
Kararı etkileyen faktörler şunlardır:
Büyümesini tamamlamış kişilerde korsenin eğriliğin ilerlemesini durdurma etkisi daha sınırlı olabilir.
Her skolyoz hastası ameliyat edilmez. Cerrahi genellikle ileri, ilerleyici veya vücut dengesini ciddi biçimde bozan eğriliklerde değerlendirilir.
Büyük eğriliklerde cerrahi daha sık gündeme gelir ancak ameliyat kararı yalnızca Cobb açısına göre verilmemelidir.
Skolyoz ameliyatının amacı eğriliği güvenli ölçüde düzeltmek, omurga dengesini sağlamak ve ilerlemeyi durdurmaktır.
Ameliyat sırasında:
Bu işlem spinal füzyon olarak adlandırılır. Cerrahide amaç omurgayı tamamen dümdüz yapmak değil, sinirleri koruyarak dengeli ve güvenli düzeltme sağlamaktır.
Skolyoz ameliyatları omurilik ve sinir yapılarına yakın gerçekleştirildiği için nörolojik hasar riski bulunur. Ancak ameliyat öncesi planlama, cerrahi deneyim ve nöromonitörizasyon bu riskin azaltılmasına yardımcı olur.
Olası riskler şunlardır:
Kişisel risk eğriliğin derecesine, ameliyatın kapsamına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.
İyileşme süresi hastanın yaşına, ameliyat edilen seviye sayısına ve cerrahi yönteme göre değişir.
Ameliyat sonrasında:
Ameliyat sonrasında omurganın kaynaması aylar sürebilir. Sportif aktivitelere dönüş hekim onayıyla kademeli olarak gerçekleştirilmelidir.
Yetişkin skolyozunda tedavi çoğunlukla ağrı, sinir basısı, yürüme kapasitesi ve vücut dengesine göre planlanır.
Ameliyatsız tedaviler şunları içerebilir:
Birçok yetişkin hasta ameliyat olmadan takip edilebilir. Cerrahi; ileri dengesizlik, sinir basısı veya yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen ağrıda değerlendirilebilir.
İdiyopatik skolyozun büyük bölümü doğrudan felce neden olmaz. Ancak doğuştan omurga bozuklukları, omurilik hastalıkları veya çok ileri deformiteler sinir yapıları üzerinde etkilenmeye yol açabilir.
Aşağıdaki belirtilerde değerlendirme geciktirilmemelidir:
Bu bulgular yalnızca skolyozdan değil, omurilik veya sinir sistemini etkileyen farklı hastalıklardan kaynaklanabilir.
Skolyozlu çocuk ve yetişkinlerin büyük bölümü uygun şekilde spor yapabilir. Düzenli fiziksel aktivite kas gücünü, kemik sağlığını ve genel kondisyonu destekleyebilir.
Uygulanabilecek aktiviteler arasında şunlar bulunabilir:
Skolyozlu çocukların çoğu, uzman tarafından özel bir kısıtlama getirilmedikçe birçok spor aktivitesine katılabilir.
İleri eğrilik, ağrı, sinir basısı veya ameliyat geçmişi bulunan kişiler egzersiz programını hekimleriyle görüşmelidir.
Skolyozu tamamen düzelten özel bir yatış pozisyonu bulunmaz. Temel amaç rahat uyumak ve omurgayı desteklemektir.
Şu öneriler değerlendirilebilir:
Sert yatakta yatmanın skolyozu düzelttiğine dair kesin bir kanıt bulunmaz. Yatak seçimi kişisel konfor ve omurga desteğine göre yapılmalıdır.
İdiyopatik ve doğuştan skolyozun tamamen önlenmesini sağlayan kesin bir yöntem bulunmaz. Ancak erken fark edilmesi, eğriliğin ilerleme riskinin zamanında değerlendirilmesini sağlayabilir.
Ailelerin dikkat edebileceği noktalar şunlardır:
Skolyoz şüphesinde omurga hastalıklarıyla ilgilenen Ortopedi ve Travmatoloji veya Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurulabilir.
Tedavi sürecinde şu bölümler birlikte çalışabilir:
Omurilik hastalığı, sinir basısı veya eşlik eden nörolojik belirti bulunuyorsa Beyin ve Sinir Cerrahisi değerlendirmesi önem kazanır.
Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesine omurların dönmesinin eşlik ettiği üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Omuz ve kalça seviyelerinde eşitsizlik, kürek kemiği çıkıntısı, bel asimetrisi ve öne eğilince sırtta kabarıklık en sık görülen belirtiler arasındadır.
Çocukluk ve ergenlik skolyozu çoğunlukla ağrıya neden olmadan ilerleyebilir. Bu nedenle büyüme dönemindeki çocuklarda vücut asimetrisinin erken fark edilmesi önemlidir.
Tanı ayakta çekilen omurga röntgeninde Cobb açısının ölçülmesiyle konur. Tedavi; hastanın yaşına, eğriliğin derecesine ve ilerleme riskine göre takip, skolyoza özel egzersiz, korse veya ameliyat seçeneklerini içerebilir.
Her skolyoz hastasının ameliyat olması gerekmez. Hafif eğrilikler düzenli takip edilirken büyüme dönemindeki ilerleyici eğriliklerde korse tedavisi uygulanabilir. İleri, hızla ilerleyen veya vücut dengesini ciddi biçimde etkileyen skolyozlarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Tıbbi bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesin tanı ve kişiye özel tedavi planı için Op. Dr. Seyhan Orak veya omurga hastalıkları konusunda deneyimli bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır.