Geceleri elinizde uyuşma ve karıncalanma nedeniyle uyanıyor, rahatlamak için elinizi sallama ihtiyacı duyuyor veya gün içinde telefon ve direksiyon tutarken parmaklarınızda elektriklenme hissediyorsanız karpal tünel sendromu söz konusu olabilir. Hastalık başlangıçta yalnızca aralıklı uyuşmaya neden olsa da sinir üzerindeki baskı ilerlediğinde elde güç kaybı ve kas erimesi gelişebilir.
Karpal tünel sendromu, el bileğinden geçen median sinirin dar bir kanal içinde sıkışması sonucunda ortaya çıkar. Şikâyetler çoğunlukla başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının başparmağa yakın yarısında hissedilir. Serçe parmağın uyuşması ise genellikle farklı bir sinirin etkilenmesini düşündürür.
Her el uyuşması karpal tünel sendromu değildir. Boyun fıtığı, dirsekte sinir sıkışması, şeker hastalığı, tiroit problemleri ve farklı nörolojik hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Bu nedenle tanı yalnızca belirtilere bakılarak değil, nörolojik muayene ve gerekli durumlarda sinir iletim testleriyle konulmalıdır.
Karpal tünel, el bileğinin avuç içi tarafında bulunan dar ve sert bir geçittir. Kanalın tabanını ve yanlarını el bileği kemikleri, üst bölümünü ise kalın bir bağ dokusu oluşturur.
Bu kanalın içinden:
geçer.
Kanal içindeki dokuların şişmesi veya kanalın daralması median sinir üzerinde baskı oluşturabilir. Sinir sıkıştığında parmaklarda uyuşma, karıncalanma, ağrı ve ilerleyen dönemlerde kas güçsüzlüğü görülebilir.
Median sinir, başparmak çevresindeki bazı kasların çalışmasını ve elin belirli bölgelerindeki duyunun taşınmasını sağlar. Uzun süre devam eden ciddi baskı sinirde kalıcı hasara neden olabilir.
Karpal tünel sendromu belirtileri çoğunlukla yavaş başlar. İlk dönemde şikâyetler geceleri veya el bileğinin uzun süre bükülü kaldığı aktiviteler sırasında ortaya çıkabilir.
Belirtiler bir elde başlayabilir ancak zaman içinde iki elde de görülebilir. Şikâyetlerin şiddeti iki el arasında farklı olabilir.
Gece artan el uyuşması, karpal tünel sendromunun en karakteristik belirtilerinden biridir. Uyku sırasında el bileğinin uzun süre bükülü kalması karpal tünel içindeki basıncı artırabilir.
Hastalar gece:
Eli sallamakla geçici rahatlama olması karpal tünel sendromunu düşündürebilir. Ancak gece uyuşmasının kesin nedenini belirlemek için muayene yapılmalıdır.
Median sinir çoğunlukla şu bölgelerin duyusunu taşır:
Karpal tünel sendromunda serçe parmak genellikle etkilenmez. Serçe ve yüzük parmağının birlikte uyuşması dirsek veya el bileği seviyesinde ulnar sinir sıkışmasını düşündürebilir.
Bütün elin uyuştuğunu söyleyen hastalarda şikâyetlerin dağılımı muayene sırasında ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Karpal tünel sendromuna bağlı ağrı yalnızca el bileğinde hissedilmeyebilir.
Ağrı ve karıncalanma şu bölgelere yayılabilir:
Ağrının omuza kadar yayılması mümkün olsa da boyun ağrısı ve omuzdan başlayarak kola yayılan uyuşma boyun fıtığı gibi başka nedenleri de düşündürebilir.
Karpal tünel sendromu çoğunlukla kanal içindeki basıncın artması sonucunda gelişir. Bazı hastalarda kesin bir neden belirlenemeyebilir.
Bilgisayar kullanımı tek başına her karpal tünel vakasının nedeni değildir. Ancak bileğin uzun süre bükülü tutulması, sert yüzeye dayanması ve tekrarlayan el hareketleri mevcut şikâyetleri artırabilir.
Çalışma sırasında şu önlemler yardımcı olabilir:
Ergonomik düzenleme sinir üzerindeki baskıyı azaltabilir ancak ilerlemiş karpal tünel sendromunu tek başına tedavi etmeyebilir.
Gebelik sırasında hormonal değişiklikler ve sıvı tutulumu nedeniyle el bileği çevresindeki dokularda şişme oluşabilir. Bu durum median sinirin geçtiği kanalın iç basıncını artırabilir.
Gebelikte görülebilecek şikâyetler şunlardır:
Gebelikle ilişkili karpal tünel yakınmaları doğumdan sonra azalabilir. Gece bilek ateli ilaç içermeyen bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak tedavi gebeliği takip eden hekimle birlikte planlanmalıdır.
Boyun fıtığı ve karpal tünel sendromu elde uyuşma ve güç kaybına neden olabilir. İki hastalık aynı kişide birlikte de görülebilir.
Kesin ayrım nörolojik muayene, EMG ve gerekli durumlarda boyun MR’ıyla yapılabilir.
Tanı için öncelikle hastanın şikâyetleri ve günlük aktiviteleri değerlendirilir.
Hekim şu konuları sorgulayabilir:
Belirtiler tipik olduğunda tanı klinik muayeneyle konulabilir. Şikâyetlerin şiddetini ve sinir hasarını değerlendirmek için EMG istenebilir.
EMG ve sinir iletim çalışması median sinirin elektriksel uyarıları ne kadar hızlı ve güçlü ilettiğini değerlendirmek amacıyla yapılır.
Test sırasında:
EMG şu konularda yardımcı olabilir:
Normal EMG sonucu her durumda hastalığı tamamen dışlamayabilir. Sonuçlar hastanın şikâyetleri ve muayenesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Tedavi; belirtilerin süresine, sinir hasarının derecesine, kas güçsüzlüğüne ve hastanın günlük yaşamındaki etkilenmeye göre planlanır.
Tedavinin amaçları şunlardır:
Hafif ve erken vakalarda ameliyatsız yöntemler uygulanabilir. İleri sinir sıkışması veya kas kaybı bulunan hastalarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Hafif ve erken dönemdeki karpal tünel sendromunda şikâyetler ameliyatsız tedavilerle azaltılabilir.
Bu yöntemlerin başarısı sinir sıkışmasının derecesine göre değişir. Sürekli uyuşma, güç kaybı veya kas erimesi bulunan hastalarda ameliyatsız tedaviler yeterli olmayabilir.
Karpal tünel ateli, el bileğini doğal ve düz pozisyonda tutarak uyku sırasında sinir üzerindeki basıncın artmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Atel kullanımında şu noktalara dikkat edilmelidir:
Bileğin geriye doğru aşırı bükülmesine neden olan sert ve yanlış ayarlanmış bileklikler şikâyetleri artırabilir.
Karpal tünel içine uygulanan kortikosteroid enjeksiyonu sinir çevresindeki şişliği azaltarak belirtilerin hafiflemesine yardımcı olabilir.
Enjeksiyon:
Enjeksiyonun etkisi geçici olabilir ve belirtiler yeniden başlayabilir. Tekrarlayan enjeksiyonların sinir ve tendonlar üzerinde riskleri bulunabileceği için işlem uzman hekim tarafından planlanmalıdır.
Sinir ve tendon kaydırma egzersizleri bazı hafif vakalarda belirtilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak bu egzersizler sinir üzerindeki ileri baskıyı ortadan kaldırmaz.
Egzersiz sırasında:
hareket durdurulmalı ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
İnternetten bulunan kontrolsüz hareketler yerine egzersiz programının hastanın durumuna göre hazırlanması daha güvenlidir.
Her karpal tünel hastası ameliyat edilmez. Cerrahi karar belirtiler, muayene bulguları ve sinir iletim testi birlikte değerlendirilerek verilir.
Sinir hasarı ilerledikçe ameliyat sonrasında duyu ve kas gücünün tamamen düzelme ihtimali azalabilir. Bu nedenle belirgin güç kaybı bulunan hastalarda değerlendirme ertelenmemelidir.
Karpal tünel ameliyatının amacı, median sinirin üzerindeki baskıyı kaldırmaktır. İşlem sırasında karpal tünelin tavanını oluşturan bağ kesilerek kanalın genişlemesi sağlanır.
Ameliyat:
uygulanabilir.
Cerrahi sırasında median sinir ve çevresindeki yapılar korunarak baskı oluşturan bağ dokusu serbestleştirilir. Bağın kesilmesi el bileğini işlevsiz hâle getirmez. Doku iyileşirken sinir için daha geniş bir alan oluşur.
Uygulanacak teknik hastanın durumu ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir.
Ameliyat süresi kullanılan cerrahi yönteme ve hastanın anatomik özelliklerine göre değişebilir. İşlem çoğunlukla kısa süreli bir ameliyattır ve uygun hastalarda aynı gün taburculuk mümkün olabilir.
Ancak ameliyatın kısa sürmesi, işlemin basit veya risksiz olduğu anlamına gelmez. Median sinir ve çevresindeki yapıların dikkatli şekilde korunması gerekir.
Ameliyat lokal, bölgesel veya genel anestezi altında yapılabilir. Anestezi yöntemi hastanın genel durumu ve cerrahi plana göre seçilir.
Ameliyat sonrasında gece uyuşması ve ağrı bazı hastalarda kısa sürede azalabilir. Sürekli uyuşma ve kas güçsüzlüğünün düzelmesi ise sinirin iyileşme hızına bağlı olarak daha uzun sürebilir.
İyileşme döneminde şu noktalara dikkat edilmelidir:
Masa başı işe dönüş ile ağır el gücü gerektiren işe dönüş süresi aynı değildir. İşe dönüş kararı yapılan işe ve iyileşme durumuna göre verilmelidir.
Karpal tünel ameliyatı sık uygulanan bir girişimdir ancak her cerrahi işlem gibi bazı riskler taşır.
Olası riskler şunlardır:
İleri ve uzun süreli sinir hasarı bulunan hastalarda ameliyat baskıyı kaldırsa bile uyuşma veya kas kaybı tamamen düzelmeyebilir.
Ameliyatla sinir üzerindeki baskı başarılı şekilde kaldırıldığında belirtiler çoğunlukla belirgin şekilde azalır. Bununla birlikte bazı hastalarda şikâyetler devam edebilir veya zaman içinde tekrar ortaya çıkabilir.
Tekrarlama ya da devam eden şikâyetlerin nedenleri şunlar olabilir:
Tekrarlayan yakınmalarda muayene ve gerekirse kontrol EMG testi yapılabilir.
Median sinir üzerindeki baskı uzun süre devam ederse sinir liflerinde kalıcı hasar gelişebilir.
İleri sinir hasarının belirtileri şunlardır:
Erken tanı ve uygun tedavi kalıcı sinir hasarı riskini azaltabilir. Kas erimesi başladıktan sonra iyileşme daha yavaş ve sınırlı olabilir.
Karpal tünel sendromunu tek başına iyileştiren bir yiyecek veya bitkisel ürün bulunmaz. Hafif vakalarda günlük yaşam düzenlemeleri belirtilerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Uyuşmanın sürekli olması veya güç kaybının gelişmesi durumunda yalnızca ev uygulamalarıyla zaman kaybedilmemelidir.
Karpal tünel sendromu çoğunlukla acil bir hastalık değildir. Ancak aşağıdaki durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir:
Yüzde kayma, konuşma bozukluğu ve ani kol güçsüzlüğü inme belirtisi olabilir. Bu durumda 112 aranmalıdır.
Elde gece artan uyuşma, karıncalanma, güç kaybı veya eşya düşürme şikâyeti bulunan kişiler Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurabilir.
Tanı ve tedavi sürecinde şu uzmanlık alanları birlikte çalışabilir:
Sinir sıkışmasının derecesini değerlendirmek ve boyun kaynaklı sorunlardan ayırmak için EMG testi planlanabilir.
Karpal tünel sendromu, el bileğindeki dar kanalda median sinirin baskı altında kalması sonucunda oluşan bir sinir sıkışmasıdır. En sık başparmak, işaret ve orta parmakta uyuşma, gece artan karıncalanma, elde ağrı ve kavrama gücünde azalmaya neden olur.
Hastalığın erken döneminde gece bilek ateli, aktivite düzenlemesi ve uygun hastalarda enjeksiyon tedavisi uygulanabilir. Sürekli uyuşma, başparmak kaslarında erime, ilerleyici güç kaybı veya EMG’de ileri sinir hasarı bulunması durumunda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Her el uyuşması karpal tünel sendromu değildir. Boyun fıtığı, dirsekte sinir sıkışması, diyabet ve farklı nörolojik hastalıklar benzer yakınmalar oluşturabilir. Kesin tanı için şikâyetler, nörolojik muayene ve gerekli durumlarda EMG sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Erken tanı, median sinirde kalıcı hasar oluşmasının önlenmesi ve el fonksiyonlarının korunması açısından önem taşır.
Tıbbi bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesin tanı ve kişiye özel tedavi planı için Op. Dr. Seyhan Orak veya uygun bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır.